"Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!
"

8 Ocak 2018 Pazartesi

Kapı Eşiği..




Denizin kederini anlatacak dili yok,
dedim ve devrildim,
böyle sürdü uzun yıllarım 
düştüm,sustum,içimden geçirdim,
evi oldum sol yanından yaralı bir salyangozun 
ve komşusu ağlayan bir ağacın.
Yeryüzü, ah yeryüzü diyerek 
gürültüsüne de alıştım 
kapladığım yerin.

Bana verdiğin bu yarı-saydam gövdeden
sisin altında uğuldayan ve ipuçlarını bir türlü 
çözemediğim üç-eksik-uzun vakti geçirdim. 
Sadece bir baş dönmesi kaldı şimdi 
ömrümden, o acı suyu biriktirdiğim

Ağaç anlatabilir kendini yağmura,
hiç değilse fısıldayabilir-bunu biliyorum.
Kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av,
uçsa bir ömür boynunda vebal. 
Ve kimim ben, düşe kalka dolaşan 
yorgun ruh, dolaşık gönül, som gurur? 
Ve kim, beni omzumdan öpüp o siyah 
yolculuğa çağırır?

Hiç yorum yok: